Meme Hastalıkları ve Cerrahisi

Meme kanseri nedir? Korunma, Erken Tanı ve Tedavi

Meme kanseri nedir?
Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerin kontrol dışı çoğalmasıyla oluşur.
Meme hücrelerinin kontrolsüz çoğalmaları önce memede kitle oluşumuna yol açar. Tedavi edilmezse başka organlara yol açabilir.

Meme kanseri için kimler risk altındadır?
Yaş: İleri yaş önemli bir risk faktörüdür. Yeni meme kanseri tanısı konan kadınların %70’i, 50 yaş üzerindedir. Diğer bir kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı 50 yaşın altında olan kadınlardan 4 kat daha fazladır.

Meme kanserinin nedenleri?
• Kişisel meme kanseri hikayesi
• Ailede meme kanseri hikayesi
• Daha önce meme biyopsisi yapılarak iyi huylu kitle tanısı alınmış olması
• Doğum kontrol hapı kullanılması
• Alkol kullanılması
• Sigara
• Şişmanlık ve yağlı beslenme
• Fertil çağ süresi

Kendi kendine meme muayenesi nedir?
Kendi kendine meme muayenesi (KKMM) neden önemlidir?
• Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerden biridir (1/10)
• Meme kanserinden ölüm, akciğer kanserinden ölümden sonra ikinci sıradadır
• KKMM periyodik olarak yapılırsa erken tanı hayat kurtarıcıdır
• KKMM öğretilmesi kolay, zararsız ve ucuz bir yöntemdir

Kendi kendine meme muayenesi ne zaman yapılmalı?
• Adet kanaması başladıktan sonra 5 – 7. Günlerde yapılması önerilir

Uygulama;
1• Doğru şekilde durma
• Kollar iki yanda sarkık ve gevşek
• Kollar belde
• Kollar her iki yanda başın üzerine kaldırılmış
• Kollar her iki yanda gövde öne doğru eğilmiş
2• Sırt üstü yatma
3• Doğru bölgeyi muayene etme
• Elle muayene 3 teknikten birini kullanma
4•Meme ucunu baş ve işaret parmağı arasında hafifçe sıkarak akıntıyı kontrol etme
Meme Kanseri Nedir?
Meme parankimini oluşturan,süt yapan veya süt kanallarını oluşturan,süt yapan veya süt kanallarını oluşturan hücrelerin amaçsız ve kontrolsüz çoğalmasıdır.Çoğalan hücreler lenf ve kan yoluyla vücudun diğer organlarına yayılabilir.
Meme Kanserinde Kimler Risk Altındadır?
• Anne ve kız kardeş gibi birinci derece akrabasında meme kanseri olanlar
• İlk adetlerini 12 yaşından önce görenler ve geç menopoz olanlar
• Hiç doğum yapmamış olanlar, ilk doğum öncesi uzun süreli ostrojen hormonu tedavisi olanlar
• Hiç emzirmemiş olanlar
• Alkol ve sigara kullananlar
• Devamlı stres altında yaşayan ve şişman kadınlar
• Daha önce meme kanserine yakalananlar
• Meme kanseri geni taşıyanlar
Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir?
Memem kanseri çoğunlukla bir memede ortaya çıkan ağrısız şişliklerle belirti verir. Erken dönemde hiçbir belirtisi olmayabilir.

Meme kanseri belirtileri;
• Memenin, meme başının renginde ya da yüzeyinde değişiklik ( çukurlaşma,büzüşme, pullanma).
• Memenin boyutunda ya da şeklinde değişiklik.
• Meme dokusunun içinde ve meme çevresindeki ya da lenf düğümlerinde şişlik
• Meme başında kanlı akıntı
• Meme ucunun içeriye çökmesi
Gebelik ve Emzirme Döneminde Meme Kanseri
Meme kanseri yaklaşık 3000 (üç bin) gebelikte bir ortaya çıkan gebelik ve emzirme döneminin en sık görülen kanseridir. Gebelikte ve emzirme döneminde oluşan memelerdeki hassasiyet ve büyüme, bu dönemde ortaya çıkan bir kitleyi ve dolayısıyla meme kanserinin tanısını engelleyebilmektedir. Bu dönemde meme kanseri tanısının gecikmesi sıktır ve bu gecikme nedeniyle aynı yaş döneminde gebe olmayan kadınlara göre daha geç evrede saptanır.

Son yıllarda çocuk sahibi olma yaşı özellikle kişisel ve mesleki nedenlerle 30-40 ‘lı yaşlara kadar çıkmaktadır. Bu yaşlarda aynı zamanda meme kanseri görülme sıklığı da artmaktadır. Tanının gecikmesi nedeniyle hastalığın gidişatı da daha kötü olmaktadır. Meme kanserinin tanısı için, gebe ve emziren kadının

rutin muayenesi esnasında doktoru tarafından meme muayenesinin ve gerekli tetkiklerin yapılması gerekir. Meme kanseri gelişiminde hormonların etkisi iyi bilinmektedir. Gebelik ve emzirme döneminde kandaki hormonların meme kanserinin büyümesini arttırdığı gözlemlenmiştir. Gebelik ve emzirme döneminde olan fizyolojik değişiklikler nedeniyle bu hastalarda memede gelişen anormallikleri tespit etmek hem klinisyen uzman hekim, hem de radyolog için zordur. Yoğun hormonal ortam, meme hacminin artmasına ve sertleşmesine neden olmaktadır. Gebelik ilerledikçe muayene daha da zorlaşır. İyi bir temel muayene, gebelik öncesi yapılmalıdır. Gebelerde en uygun meme inceleme zamanı ise henüz meme değişiklikleri ileri seviyede olmadığı için gebelik muayenesi sırasında olmalıdır.

Gebelik ya da emzirme döneminde memede kitle tespit edilince ilk görüntüleme yöntemi olarak ultrasonografi yapılmalıdır. Gebelikte mamografinin fetüse zararlı olabileceği ihtimali olmasına karşın bu konuda çok veri yoktur.

Tedavi gebe olmayan kadınlara yapılanın aynısıdır. Tedavide gecikme istenilen bir durum değildir. Gebelerde anestezinin yan etkileri çok fazla değildir ve anestezi nedeniyle düşük vakaları % 1’den daha az görülmektedir.

Sonuç olarak gebelik , meme kanserinin gidişatını kötü yönde etkilediğinden gebelik öncesinde veya gebeliğin ilk aylarında meme muayenesi ve tetkiklerin yapılması önerilir.

Özel Halkalı Kent Hastanesi
Prof. Dr. Mehmet FERAHMAN
Dip. Tescil No: 700858
Genel Cerrahi Uzmanı
Meme Kanserinin Tanısı
20 yaşından sonra düzenli olarak ayda 2 defa kişinin kendi tarafından meme muayenesi yapması kendi memelerinin yapısı hakkında bilgi sahibi olması ve zaman içinde oluşacak değişikliklerin farkına vararak hekime başvurması erken tanıyı kolaylaştırması açısından büyük önem taşır. Fizik muayene veya tarama testlerinde memede anormallik saptanan hastalarda tanı için ilave görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç vardır.

• Kendi kendine meme muayenesi;
– 20 yaşından sonra : Her Ay
• Doktor tarafından meme muayenesi;
– 20 - 39 yaş arası : 1- 3 yılda bir
– 40 yaş sonrası : yılda bir
• Mamografi;
– 40 yaşından sonra : yılda bir yaptırılmalıdır.
Kendi Kendine Meme Muayenesi
20 yaşından itibaren her kadın, her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır.

Meme muayenesi ne zaman yapılmalıdır?

• Adetin başlangıcından 5 - 7 gün sonra,
• Adet olmayan kadınlarda her ayın belli günü
• Doğum kontrol hapı kullananlar, her yeni ilaç kutusuna başlamadan önceki gün yapmalıdır.

meme-kanseri-tedavisi
Bölüm Doktorları

16 Aralık 2015

Prof.Dr. Mehmet FERAHMAN